Karakter boyutu: 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türk Patent Enstitüsü tarafından “Sınai Mülkiyet Hakları Semineri” düzenlendi.

Türk Patent Enstitüsü tarafından “Sınai Mülkiyet Hakları Semineri” düzenlendi.02 Temmuz 2014 Çarşamba 09:14

Türk Patent Enstitüsü 12-13 Haziran 2014 tarihlerinde, TPE Bilgi Doküman Birimleri personeline yönelik bir eğitim semineri düzenledi.

 

ETKİNLİK DETAYLARI

ETKİNLİK

Sınai Mülkiyet Hakları Semineri

YER

Türk Patent Enstitüsü

TARİH

12-13 Haziran 2014

SAAT

09.00-17.00

TEKNOKENT KATILIMCI(LAR)

Mehmet TANYER

DÜZENLEYEN(LER)

Türk Patent Enstitüsü

KATILIMCILAR

Sunum yapan kimseler ve sunum programı ekte mevcuttur.

 

 

FAALİYET İÇERİĞİ

 

 

·         Türk Patent Enstitüsü tarafından 12-13 Haziran 2014 tarihleri arasında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İl Müdürlükleri’nde, üniversitelerde, sanayi ve ticaret odaları ve kalkınma ajanslarında bulunan TPE Bilgi Doküman Birimleri personeline yönelik bir eğitim semineri düzenledi.

·         Seminerin açılışına Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. İsmail CERİTLİ de katıldı. Prof. Dr. CERİTLİ konuşmasında Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında inovasyonun önemine dikkat çekerek, Bakanlığın yürütmekte olduğu projeler ve sınai mülkiyet konusunda sağlanan destekler hakkında bilgiler verdi.

·         Türk Patent Enstitüsü konferans salonunda gerçekleştirilen seminerin açılış konuşmalarının diğeri TPE Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim YAŞAR tarafından yapıldı. YAŞAR Türkiye’de uygulanan sınai mülkiyet sistemi ve Türk Patent Enstitüsü faaliyetleri hakkında bilgiler aktardı. TBMM gündeminde bulunan, sınai mülkiyet konusunda yeni düzenlemeler içeren Kanun Tasarısı’nda yer alan hususlardan söz etti.

·         Tasarıyla, üniversitelerde üretilen patentlerin hak sahipliğinin üniversitelere verilmesinin yanı sıra öğretim üyelerine elde edilecek gelirden pay verilmesinin sağlandığını belirten Dr. İbrahim YAŞAR, Tasarının üniversitelerde yapılan Ar-Ge çalışmalarının sonuç odaklı olması yönünde önemli katkılar sağlayacağını, proje yapmaktan ziyade proje sonuçlarından elde edilecek değerin paylaşılması üzerine odaklanacak bir Ar –Ge alanı oluşacağını söyledi. Bu durumun sınai mülkiyete konu buluşların sayısı yanında kalitesinin ve lisans sözleşmelerine konu olmasının yani ticarileşme oranının artmasına da imkan vereceğinin altını çizdi. YAŞAR ayrıca 2004 yılında 4 adet olan TPE Bilgi doküman birimi sayısının günümüz itibariyle 44’ü üniversitelerimiz bünyesinde olmak üzere 72 adede çıktığını belirtti.

·         Toplantıya TPE Patent Uzmanı Halime KİP tarafından yapılan “Patent-Faydalı Model Hukuku ve Tescil Prosedürü” ile devam edildi. Bu kısımda özellikle patent ve faydalı model başvuruları arasındaki farklara değinilerek bir fikri mülkiyet ürünün patent müracaatına konu olabilmesi için buluş basamağı taşıması gerekirken faydalı model müracaatları için bu şartın aranmadığının altı çizildi. Ayrıca çalışan buluşlarına da değinilen sunumda, Üniversiteler bünyesinde faaliyet gösteren akademisyenlerin buluşlarının şu an için çalışan buluşu sayılmamasına rağmen yeni yasa ile bu buluşların serbest buluş olmaktan çıkacağı, bildirimde bulunma yükümlülüğü gibi hali hazırda çalışan buluşları ile ilgili uygulanan usulün üniversite akademisyenlerine ait buluşlarda da uygulanmaya başlanacağına vurgu yapıldı.

·         Patent Uzmanı M. Güney ÇALIŞKAN tarafından yapılan patent verilebilirlik şartları hakkındaki sunumla seminere devam edildi. ÇALIŞKAN’ın sunumunda patentlenebilirlik kriterlerinin üzerinde durularak bir buluşun patentlenebilmesi için ihtiva etmesi gereken “buluş basamağı, yenilik, sanayiye uygulanabilirlik” kriterleri detaylıca anlatıldı.

·         Verilen öğle arasının ardından seminere Patent Uzmanı Ragıp Emre BEYİN’in “Patent Veri tabanlarının Kullanımı, Araştırma ve İnceleme Raporlarının Oluşturulması” başlıklı sunumu ile devam edildi. Patent veri tabanlarının önemini ücretsiz veri tabanı esp@cenet’te yapılan bir patent araştırması ile örnek üzerinden hareket ederek anlatan BEYİN, yapılan araştırmanın sonuçlarının doğru yorumlanması ve patent müracaatından önce en azından ücretsiz veri tabanları üzerinde yapılan böyle bir araştırmanın dokümanın salahiyeti açısından önem arz ettiğini dile getirdi. Araştırma ve İnceleme raporları üzerinden yine örnekler sunmak suretiyle sunumuna devam eden BEYİN, her iki raporun okunmasıyla ilgili pratik bilgileri seminer katılımcılarına sundu.

·         Günün son sunumu Marka Uzmanı Ali KÜÇÜKŞAHİN tarafından gerçekleştirildi. “Markalar ve Başvuru Prosedürleri” başlıklı sunumda yürürlükteki mevzuat ışığında marka başvuru süreci ele alındı. Buna göre öncelikli olarak marka olabilecek işaretler ve olamayacak işaretler ele alındı.  Markanın kullanılması ile ilgili olarak ise, markanın tescil edilmesinden itibaren markanın 5 yıl süreyle haklı bir neden olmaksızın kullanılmamasının veya bu kullanıma 5 yıllık bir süreyle kesintisiz olarak ara verilmesinin markanın iptaline neden olacağının altı çizilerek, marka başvurusu ve ekleri konusunda bilgilendirme yapıldı. Bir marka tescil başvurusunun geçerliliği için, başvuru ücretinin marka başvurusu ile birlikte yatırılması gerektiğinin altını çizen KÜÇÜKŞAHİN markanın tescil edilmesi için başvurunun mevzuatın 23. Maddesinde yer alan tüm başvuru şartlarını eksiksiz olarak içermesi gerektiğini belirtti. Markalarda rüçhan hakkının kullanımı için olan sürenin patent başvurularından farklı olarak 6 ay olduğunu da belirten KÜÇÜKŞAHİN sunumuna marka başvurularında TPE tarafından izlenen tescil sürecini anlatarak devam etti. Sunumun son kısmında KÜÇÜKŞAHİN tarafından Madrid Protokolüne dayanarak yapılan marka başvuruları ile topluluk markası başvurusu arasındaki farklar anlatıldı.

·         Seminerin ikinci günü Marka Uzmanı Neşe İLOĞLU tarafından Coğrafi İşaretler ile ilgili yapılan sunumla başladı. İLOĞLU Coğrafi işaretlerin, menşe adı ve mahreç işareti olarak ikiye ayrıldığı bir ürünün tüm veya esas nitelik veya özelliklerinin belirli bir yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanan bir ürün olması ve ürünün üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılabiliyor olması halinde menşe işareti olmasına karşılık belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş ürünlerden üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden tümünün değil olmasa da en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılıyor olması halinde mahreç işareti sayılacağını belirtti. İLOĞLU başvuruların da bu hususlara göre yapılması gerektiğini zira prosedür açısından farklı süreçler izlendiğini örnekleri ile birlikte anlattı.

·         Seminer mühendis Muazzez KILIÇ tarafından endüstriyel tasarımlar ile ilgili yapılan sunum ile devam etti. Bir fikri mülkiyet ürününün endüstriyel tasarım olarak sayılabilmesi ve bu kapsamdaki korumadan faydalanabilmesi için yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini birlikte taşıması gerektiğinin altını çizen KILIÇ sunumunda bu özelliklerin nasıl belirlendiğini örnek başvurular üzerinden detaylıca izah etti. Koruma kapsamının, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verildiğini ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olup olmaması dikkate alınarak belirlendiğini buna göre itiraz, hükümsüzlük iddiaları ve endüstriyel tasarım müracaatlarında bu hususların dikkate alınması gerektiğinin altını çizdi.

·         Seminere sıra ile endüstriyel tasarımlar, markalar ve patentler ile ilgili başvuruların hazırlanması hakkında yapılan uygulama eğitimlerinin ardından, Hakan Bayram tarafından TÜBİTAK 1602 Patent Teşvik Programı hakkında bilgi verilmesi ile devam edildi.

·         Seminerlerde ayrıca TPE’nin Endüstriyel Tasarım ve Marka web sayfalarının tanıtımı da yapılarak, gerçekleştirilen Sertifika Töreni’nin ardından etkinliğe son verildi.

 

 925-1.jpg

925-2.jpg

925-4.jpg

 

Okunma Sayısı: 1718
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
© 2009 Konya Teknokent A.Ş.
Sitemizdeki yazı ve resimlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: CM Bilişim | Görsel Tasarım: Capitol Medya